anasayfa

3. Sayı / Şubat - Mart

02 / 06
Metaforik Dünyamız | 3. SAYI / Şubat - Mart

“KÖPRÜLER KUR”

Dr. Zerrin Başer, PCC

Denge Merkezi Ailesi Üyesi
Bulutlu bir gündü. Yağmur ara ara serpiştirirken, yolda işine doğru, dalgın ve biraz da hızlı adımlarla yürüyordu. O gün mutlaka o sözleşmenin imzalanması gerekiyordu. Sadece işinin geleceği değil, öğretmenlerinin “Gelecekte çok başarılı olacak, eğer bu sene özel eğitimle destekleyebilirseniz!” dedikleri oğlunun geleceği de bu imzaya bağlıydı.

Yaşam İnsana bazen bu kadar da kenar deneyİmlerİ yaşatır mı?

Ya olacak ya da olmayacak!

Aslında o imzaya ne kadar yakındı, her şey düne kadar ne kadar da yolunda gidiyordu.
Ne oldu? Nasıl her şey değişti? Her şey bir anda bu keskin kılıç noktasına nasıl geldi?
Gözünün önüne tam üç ay evvelki ani, hiç beklenmedik bir şekilde büyük hissedarın şirketini yabancı bir yatırımcıya satma kararı ile başlayan süreçler geldi. Konuşmalar, tartışmalar, itirazlar, hukuki çözüm aramalar... Hiçbiri sonucu değiştiremeyince de hisselerini devrederek yeniden başlama kararı...
Düşündü... Bilgili, birikimli, deneyimli ve iyi eğitimli tarafı bu kararda onu cesaretlendirmişti ancak sonrasında “Seninle çalışmaya devam ederiz.” diyenler kendi şirketini kurduktan ve kendi yolunu seçtikten sonra sözlerini tutmamıştı.
Avukatının ofisine yaklaşırken, yağmurun sadece artmakta değil, şemsiye ve yağmurluğuna rağmen bir hayli ıslatmakta olduğunu da fark etti.
“Kara bulutlu, kapalı bir hava sevilir mi? İnsan güneş varlığı değil mi? Kim sever kapalı, kapkara bir havayı? Sevse de ne kadar süre kendisini iyi hissetmeye devam edebilir?”
O an gözünün önüne yıllar evvel ilkokuldayken bir sabah arkadaşlarıyla kapalı ve sağanak yağmurlu bir havada okula giderken oynadıkları oyun geldi.
İlk kez uçakla bir yere gitmiş ve yaşamında ilk kez güneşin aslında bulutların arkasında, yükseklerde var olduğunu ve bulutların üzerinde var olan aydınlığın ne kadar da parlak bir aydınlık olduğunu keşfetmişti. Çocuksu saf ve meraklı haliyle döner dönmez en yakın arkadaşları ile bu deneyimini ve gözlemini paylaşmıştı. Bu onların metaforik oyunu olmuştu. Ne zaman hava kapalı olsa, kendilerini bulutların üzerinde hayal ederek sanki oradan, tam da güneşin olduğu yerden her şeyi görebilir ve aydınlığı yeniden yeryüzüne getirecek yepyeni güçleri ortaya çıkaran çocuklar olabilirlerdi. Birlikte bunu düşler ve kendilerini kahraman ilan ederlerdi. “Tesadüf mü olurdu?” diye düşündü. Ne zaman bu oyunu oynasalar güneş açardı.
Bir an kendine geldi ve “Benim güneşim ne olabilir?” diye düşünmeye başladı. Avukatın ofisine tam gelmişti ki durdu ve girişteki kafede bir kahve içip düşünmeye karar verdi.
Kahvesini yudumlarken bir an kendini gökyüzünde ve parlak bir güneşin etrafı aydınlattığı o ışıl ışıl alanda hayal etti. Adeta havayı çok derin bir nefesle içine çekti. Sanki bir an, aydınlık gökyüzünü değil ama içini kaplamaktaydı. Gözünün önüne yıllar evvel üniversitede Einstein’a dair okuduğu bir hikaye geldi;
“Yaşamda en önemli soru ne?” diye soran birine Einstein; “Herhangi bir insanın sorabileceği en önemli soru şu olmalı; evren dostane bir yer mi, değil mi?” demişti ve buna şaşkınlıkla bakan kişiye Einstein; “Bulduğumuz cevap, yaşamlarımızda ne yaptığımızı belirler. Eğer evren dostane bir yerse, zamanımızı köprüler inşa ederek geçiririz. Aksi taktirde insanlar bütün zamanlarını etraflarına duvarlar örerek geçirirler. Kararı biz veririz!” diye yanıt vermişti.
Evet ya, kendisine sorması gereken soru tam olarak da buydu;

“Evren dostane bİr yer mİ?”

İçinde açmakta olan güneşe odaklandı, tıpkı arkadaşları ile yıllar evvel oynadıkları oyun gibi... O anda zamanın, anın, şu anda olmanın, gelecekte olmanın zihninin gözünde ne kadar da hızlı bir şekilde akabildiğini fark etti.
“Şu an kahvemi yudumlarken, çocukluğumun anılarını, üniversite anılarımı yaşadım. Hatta neredeyse Einstein ile sohbet bile, sanki gerçek gibi geçti gözlerimin önünden. İnsan ne tuhaf bir sisteme sahip, anılar mı gerçek, yoksa gerçek mi anı?”
“İnsan bir anda her şeyi bambaşka bir şekilde yaşayabilir mi? Ben gerçekten bugün işlerimin nasıl sonuçlanmasını istiyorum? Ne olsa tam da beni destekleyecek gelişme olur?”
Bu sorularının cevaplarını düşünürken yağmurun dindiğini ve güneşin bulutların arasından yüzünü göstermeye başladığını fark etti... Gökkuşağı harika bir köprü kurmuştu engin ufukta...
Eşyalarını topladı ve avukatın yanına kendinden ve oğlunun gelecek eğitim yaşamından emin olarak çıktı.
Ne değişti diye düşündü?
Tek kelimelik bir cevap buldu:
iPad

METAFOR NEDİR? "META" NIN KARŞILIĞI NEDİR?

Marilyn Atkinson, Ph.D.

"Metaforlar kapılardır! Dönüşümsel potansiyeli sağlayan, bütünleyici, harika kapılar."

Zihnimizde kendimizi sıkıştırdığımız ve kandırdığımız alanlardan çıkmamızı, belki de gitmeye cesaret edemediğimiz, daha gerçekçi düşünsel alanlara ulaşmamızı sağlarlar. Adeta aya yolculuk eden bir yolcu gibi görür, yürür, dokunur ve hayatın tüm elementlerini onların varlığı ile sanki ilk defa görüyormuş gibi keşfederiz. Yeni bir bakış açısı ile bakarız. Bu harika kapılar dönüşümsel bir eşikten geçip, gerçekten ‘İNSAN’ olmanın ne demek olduğuna dair derin bir anlayışa varmamızı sağlarlar.
‘Metafor’ kelimesini düşünün bir an için. ‘Meta’ bakış açısının yararı nedir? ‘Meta’ ön eki, "yukarısında ve ilerisinde" anlamına gelir. Yani; herhangi bir gerçekliğin bir adım ilerisi demektir. Herhangi bir gerçekliğin bir adım ilerisi, o gerçeklikle ilgili bir hikayedir. Yani metafordur!
‘Meta’ ön eki pek çok yerde kullanılır:
• Fizikte bir adım ötesi metafiziktir.
• Tırtılın bir adım öteye geçip kelebeğe dönüşmesi metamorfoz sonucudur.
Bir başka deyişle; neyin modeli olursa olsun bir adım ilerisinde bir ‘meta model’ keşfeder veya yaratırız. Bu da demektir ki, bir metaforun en büyük görevi; dinleyiciyi ya da okuyucuyu inançların ve varsayımların ötesine taşıyıp, daha geniş bir bakış açısı kazandırmaktır.
Metaforları olağanüstü dönüşümsel kapılar haline getiren başka bir özelliği de, en derindeki değerlerimizle bağ kurmamızı sağlamalarıdır. Güçlü bir metafor sayesinde en derindeki değerlerimizi hatırlayabilir ve somut bir düzlemde deneyimleyebiliriz.
‘Hatırlamak’ (Remember) kelimesinin kendisi kelime olarak bir göstergedir. Hatırlamak (Re-member), tekrar şekillendirmek, somutlaştırmak anlamına gelir. Herhangi bir şeyi güçlü bir hikaye ile tanımladığımızda, sinir sistemimiz aracılığıyla kolaylıkla hisseder, şekillendirir ve algılarız. Bu şu anlama gelir; bu değerlerden kaynaklanan kinestetik (duyusal) ve fiziksel deneyimlerimiz aracılığıyla kendi kimliğimizi formüle ederiz. Böylece bütün bedenimize yayılan ve genişleyen bir "değer bağı" oluştururuz. Güçlü bir metafor, bu iç güçle birlikte, uzun süreli bir değer dengelemesini ve insanların kendi hayat amaçlarına doğru, fiziksel ve duygusal olarak yenilenmiş bir coşkuyla ve enerjiyle harekete geçmelerini destekler.

EINSTEIN VERANDA'DA

Bir muhabir Einstein'ı telefonla arayarak bir bilim dergisinde yayınlanmak üzere ‘Harika Bilim adamlarından Harika Sorular’ isimli özel bir makale için röportaj teklif eder. Einstein kabul eder ve muhabir günün son ışıkları ile beraber Einstein'in evine gelir. Einstein'i verandasında, sallanan sandalyesinde oturup, eski bir pipo içerken ve kırmızı güneş batışını izlerken bulur.
Elinde bir defter olan, genç ve biraz çekingen muhabir Einstein' a "Size sadece tek bir sorum var Doktor Einstein" der. "Bu, bulabildiğimiz her bilim adamına sorduğumuz anahtar bir soru. Soru şu: "Bir bilim adamının sorabileceği en önemli soru ne olur?"
Einstein'ı ağarmış ve biraz karışık saçları ve gözlerindeki pırıltı ile terasında, sallanan sandalyesinde otururken hayal edin. "Bu harika bir soru genç adam ve çok ciddi bir cevabı hak ediyor" diye cevap verir. Sonra da sandalyesinde yavaşça sallanmaya ve eski piposunu tüttürmeye başlar.
Yaşlı Einstein iyice arkasına yaslanır ve 10 dakika kadar düşünür. O derin düşünceler içindeyken, muhabir de umutla ondan gelecek bir takım kayda değer matematiksel formüller veya kuantum hipotezleri beklemektedir. "Genç adam" der Einstein ciddiyetle "Herhangi bir insanın sorabileceği en önemli soru şu olmalı; Evren dostane bir yer mi, değil mi?" "Tam olarak ne demek istiyorsunuz " der muhabir ."Bu nasıl en önemli soru olabilir?"
Einstein ağırbaşlılıkla cevap verir: "Bulduğumuz cevap, yaşamlarımızda ne yaptığımızı belirler. Eğer evren dostane bir yerse, zamanımızı köprüler inşa ederek geçiririz. Aksi takdirde insanlar bütün zamanlarını etraflarına duvarlar örerek geçirirler. Kararı biz veririz!"

Marilyn Atkinson, Ph.D

***KAYNAK : Creating Transformational Metaphors
***ÇEVİRİ : Pelin Adalı
iPad

“METAFOR YAKLAŞIMINI NEDEN KULLANIRIZ?”

Dr. Marilyn Atkinson
Yaşamlarımızı kendi oluşturduğumuz görünmez duvarlar aracılığıyla kolaylıkla izole edebiliriz. İnsanlar kendi özel "radyo frekansları" ile kendilerini izole ettiklerini keşfettiklerinde, hissettikleri acı genelde bu sınırlamayı bir anda fark etmelerini de sağlar.
Acılarımız da metaforiktir ancak bizi kendi içimize kapatan üzücü bir hikayedir genelde. Dönüşümsel metaforlar yarattığımızda; insanların, onları fırtınalı havalardan koruyacak, geniş pencereli, kabinler gibi güçlü ve yeni " kimlik yapıları " inşa etmelerine destek oluruz.
Bilinçli bir metaforla önce yarattığımız sahte sınırlarımızı fark etmeye başlarız. Acı çeken birisine metaforik bir hikaye anlatımı ile nasıl gerçekçi bir iç görünün ortaya çıkabileceğini göstermiş oluruz.
Biz insanlar olarak acımızın üstünde çalışmalıyız, böylece onu duyabilir, üstüne gidebilir, verimli bir şekilde sorgulayabilir ve en önemlisi de onu aşarak, onun ötesinde yaşayabiliriz. Bir metafor, eski kırıkların üzerlerinden geçmek için bir patika yol bulabileceğimizi hatırlatmak adına kullanılabilir. Metafor bizi rahatlatır ve bir kez daha gerçekten ne istediğimizi keşfetmeye başlarız. Bu kez fırtınalı havalar da dahil, her türlü hava şartına uygun "açık bir kabini" kendimiz için inşa ederiz. Zihnimizi seçenekleri görmek ve değişim için güncelleyebiliriz.
Bilinçli bir metafor, anlama konusunda zorluk yaşadığımız insanların içsel haritaları ve mesajlarını fark etmemize ve buna göre karşılık vermemize destek olur. Aynı zamanda metaforik olarak kendi iç mesajlarımızı ve haritalarımızı dinlememiz konusunda da bize yol gösterir. Ancak sadece mesajlar ve haritalar olarak. Başka bir deyişle, artık "kendimizi sınırlandıran" hikayelere inanmak yerine, kapasitemizi verimli, etkili seçimler için genişletebiliriz.
Metaforik zihnimiz, hem toplumsal zeka hem de grup farkındalığımızla bağ kuran bir holografik yapıdır. Kendi farkındalık "radyo frekansınızın" ilerisine geçip, bütün radyo dalgalarının aktarım sistemini deneyimleyebiliriz. Hayatımızdaki seçimleri çoğaltmak adına, alıcı düğmesini nasıl çevirmemiz gerektiğini keşfedebiliriz.
Yaklaşan hava durumlarını inceleyip, o gün dışarıya çıkarken giyebileceğimiz kıyafetler konusunda bize tavsiye de bulunan "hava durumu sunucuları" gibi, oluşturulan farklı tipteki metaforlar da, kişilere farklı durumları, ayrımları, yetenekleri ve farkındalık boyutlarını fark ettirip, farklı durumlara hazırlayabilir. Kişilere, kendilerinin ve etraflarındaki insanların geçmekte oldukları bilinç ve farkındalık aşamalarının ne düzeyde olduğuna dair ipucu verebilir. Bilinçli olarak metaforlar üretebilmeyi öğrendikçe, hayata dair farkındalığımızın çok boyutlu düzeyleriyle bağlantı kurma becerisini de geliştirmiş oluyoruz.

Metaforlar aracılığıyla düşünme - planlama fonksİyonları İle duygusal fonksİyonlar bİr araya gelİr.

İnsanların toplumsal görüntüler görmesini sağladığımızda aynı zamanda toplumsal deneyimleri de yaratmış oluruz. Bu da onlara neleri öğrenmeyi ve neler üzerine enerji harcamayı istediklerini hatırlatacaktır.
• Kendi deneyimlerimizi, diğer kişilerde de aynı başarıyı sağlayabilecek şekilde paylaşabilmeyi öğreniriz. İnsanlara nasıl öğrenebileceklerini ve genişleyebileceklerini gösterebiliriz.
• Hikayeler aracılığıyla, hiç tanımadığımız kişiler de olsa başkalarıyla nasıl kaliteli iletişim kurabileceğimizi öğrenirken, kendimizi onlarla bir görüp, onların gözüyle kendimize bakabilmeyi keşfederiz.
• Daha objektif ve bize yarar sağlayacak şekilde eski duygusal kısıtlamalardan bahsedebilir ve böylece diğerlerinin de kendi eski negatif duygusal durumlarının etrafından dolaşmasını sağlayabiliriz. İnsanı sınırlandıran bu korku hallerini hikayelerimizle canlandırabilir ve metaforik olarak nasıl üstesinden gelebileceklerini gösterebiliriz.
• Metaforlar başkaları ve onların deneyimleri ile daha özgürce bağ kurmamızı sağlar. Metaforik olarak deneyimlerimizi nasıl daha da derin dile getirebileceğimizi öğreniriz.

Metaforlarla, değİşİm yolunda acıdan özgürleşmeye doğru nasıl adımlar atabİleceğİmİzİ öğrenİrİz.

Marilyn Atkinson, Ph.D

***KAYNAK : Creating Transformational Metaphors
***ÇEVİRİ : Pelin Adalı

YENİ EĞİTİM PROGRAMLARIMIZ

İLERİ METAFORLARLA KOÇLUK
COSMOLOGY OF MIND / BEYİN SİSTEMİNİN KOZMOLOJİSİ

YENİ DÖNEMDE YENİ YENİDEN!

DENGE MERKEZİ YENİ DÖNEM EĞİTİMLERİ
2016
İSTANBUL
06-08 MART

İlerİ Metaforlarla Koçluk EğİTİMİ

6-7-8 Mart 2016 / İSTANBUL / Advance Methaphors
Eğitmen: Dr. Marilyn Atkinson
Eğitim yeri: Denge Merkezi İstanbul
Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
METAFORLARLA KOÇLUK YAPMAK ve RÜYALARIN MESAJINI ANLAMAK için BEYNİNİZİN ‘Derin Bilgeliği’ni KEŞFEDİN!
Detaylı bilgi için tıklayınız...
27-30 NİSAN
ANKARA

KOÇLUĞUN SANATI VE BİLİMİ SERTİFİKA PROGRAMI / MODÜL 1

MODÜL – I : “Motivasyon Yaratma”
27-30 NİSAN 2016 09:30 – 17:00
Eğitmen: Dr. Zerrin Başer, PCC
Eğitim yeri: Denge Merkezi Ankara
Filistin Caddesi Balcan apt. No: 26/5 GOP Ankara
4'er tam günlük, 4 modül eğitim ve sertifikasyon sürecinden oluşmaktadır. Sertifika programını tamamlayan katılımcılar, Erickson Coaching International onaylı ve ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) akredite Profesyonel Koçluk Sertifikası'na sahip olabilir. (ACTP)
Detaylı bilgi için tıklayınız...
İSTANBUL
29- 02 MAYIS

YÜKSEK PERFORMANSLI TAKIM KOÇLUĞU EĞİTİMİ

29 NİSAN - 02 MAYIS 2016 (4 tam gün) / 09:30 – 17:00
Eğitmen: Serra Çınar, PCC / Dr. Zerrin Başer, PCC
Eğitim yeri: Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
Bu eğitim, KOÇLUK ile takımları bir hedefe doğru motivasyonla harekete geçirme ve o hedefe ulaşmalarını sağlama sanatını öğretmek ve Takım üyelerinin liderlik yeteneklerini geliştirmek amacı ile hazırlanmıştır.
Detaylı bilgi için tıklayınız...
02-07 MAYIS
KIBRIS

NLP PRACTITIONER “DeğİŞİm ve Uygulama Atölyesİ”

02 - 07 MAYIS 2016
Eğitmen: Dr. Zerrin Başer, PCC
Eğitim yeri: KKTC - GİRNE
• 7 tam günlük bir eğitim sürecini kapsar.
• Eğitim sonunda “Erickson International NLP Practitioner” sertifikası verilir. Bu programda edindiği bilgileri kişi sadece kendi üzerinde uygulayabilir, ikinci kişilere uygulayamaz. (Eğitime katılan profesyonel koçlar için bazı teknikler, koçluk süreçlerinde de uygulanabilir.)
• Kişiye, NLP’nin ne olup olmadığını, beyin sistemlerinden hareketle bütünsel bir yaklaşımla, insanın sisteminin nasıl oluştuğunu, herkesin kendi sistemine yönelik iç dengesi ve uyumunu kurup oluşturabilmeyi, dolayısıyla güçlü bir “iç görü” farkındalığı sağlar. Bunun yanı sıra, “nasıl kendimde bir şeyleri istediğim yönde yönetebilirim?” sorusuna yönelik farkındalık oluşturur.
• Kişiye, geçmişten bugüne farkında olmadan veya olarak biriktirdiği ve bir türlü değiştiremediği birçok davranış ve yaklaşımını değiştirebilme potansiyelini kazandırır. Bir anlamda kendi arabasında şoför koltuğuna geçerek, farkındalıkla, bilerek, isteyerek ve gitmek istediği yolu belirleyerek arabasını kullanmasını sağlar. Bu eğitimle kişi, yaşamında kendi istediği şekilde kullanabileceği bilgi, araç ve yöntemleri öğrenmiş ve içselleştirmiş olur.
Detaylı bilgi için tıklayınız...
İSTANBUL
20-22 MAYIS

4 KADRANLI BÜTÜNSEL DÜŞÜNME

20-22 MAYIS 2016 (3 tam gün)
Eğitmen: Dr. Peter Stefanyi
Eğitim yeri: Denge Merkezi İstanbul
Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
“Dört Kadranlı Bütünsel Kuantum Düşünme Eğitimi” doğrusal olmayan, çok katmanlı öğrenmeye dayalı ve gerçekliğe bütünsel bir pencereden bakarak “Bütünsel İnsan” gelişimini hızlandıran 3 tam günlük bir eğitimdir. Bu eğitim, koçun “koç konumunu” doğal olarak güçlendirirken zihnin algılanan gerçekliğe yönelik esnekliğini arttırır. Bu eğitim koçların kişişel gelişimini desteklemenin yanı sıra dönüşümsel koçluk teknikleri öğrenmelerine de katkı sağlar. Katılımcıların yaratıcı ve farklı düzlemde düşünebilme potansiyellerini açığa çıkarmak üzere deneyimsel olarak beynin düşünme süreci üzerinde çalışılır. Kuantum düzleminin gizemli alanına bakmak ve düşünce sistemi ve evrenin paradoksal yapısını kavramak üzere kuantum fiziği metaforik olarak ele alınır.
Bu eğitime katılım için koç olma zorunluluğu yoktur. Dünyaya ve yaşama beynin düşünme ve algılama sisteminden bakabilme ve kuantum düşünme yaklaşımlarını öğrenmeyi ve koçların derin dönüşümsel koçluk yöntemleri edinmelerini sağlar.
23-25 MAYIS
İSTANBUL

COSMOLOGY OF MIND / Beyİn Sİstemİnİn Kozmolojİsİ

23-25 MAYIS 2016 (3 tam gün)
Eğitmen: Dr. Peter Stefanyi
Eğitim yeri: Denge Merkezi İstanbul
Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
Programda, evrenin ve insanın evrimsel süreçleri üzerine çalışılır. Diğer taraftan, büyük patlamadan, potansiyel geleceklere kadar bir zaman yelpazesinde, evrenin oluşumu ve evrimi üzerine konuşulur. Büyük patlama, zaman oku, entropi, termodinamiğin 2. kanunu, kara delikler, olası evren senaryoları üzerinde çalışılır. Zaman-mekan ile kuantum mekaniğinin makro-mikro ilişkisi üzerinde durulur. Paralel evren süreçleri işlenir. İlgilenen herkes program katılabilir.
İSTANBUL
08-11 HAZİRAN

KOÇLUĞUN SANATI ve BİLİMİ SERTİFİKA PROGRAMI / MODÜL 1

MODÜL – I : “Motivasyon Yaratma”
08-11 HAZİRAN 2016 (4 tam gün)
Eğitmen: Serra Çınar, PCC
<
Eğitim yeri: Denge Merkezi İstanbul
Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
4'er tam günlük, 4 modül eğitim ve sertifikasyon sürecinden oluşmaktadır. Sertifika programını tamamlayan katılımcılar, Erickson Coaching International onaylı ve ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) akredite Profesyonel Koçluk Sertifikası'na sahip olabilir. (ACTP)
Detaylı bilgi için tıklayınız...
24-26 HAZİRAN
İSTANBUL

BÜTÜNSEL SPİRAL DİNAMİKLER - I

24-26 HAZİRAN 2016 (3 tam gün)
Eğitmen: Christopher & Sheila Cooke
Eğitim yeri: Denge Merkezi İstanbul
Ahmet Mithat Efendi cad. Süheyla Hanım apt. No:9/3 Fenerbahçe
Detaylı bilgi için tıklayınız...
KAPADOKYA
13-16 EKİM

BİLİNÇ AŞAMALARI FARKINDALIĞI

13-16 EKİM 2016 (4 tam gün)
Eğitmen: Zerrin Başer
Eğitim yeri: Kapadokya
Detaylı bilgi için tıklayınız...